İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Popüler Kültür
  3. Başımızın Derdi Çapkınlık, Bu İnsanlar Aslında Hasta Mı?

Başımızın Derdi Çapkınlık, Bu İnsanlar Aslında Hasta Mı?

Tuğba-Ekinci-Cem-Yılmaz

Çapkın biri misiniz? Belki de kız ya da erkek arkadaşınız çapkın biriydi ve siz her şeye rağmen bir ilişkiye başlamak istediniz ama araştırmadan da edemiyorsunuz. Her iki durum için de doğru yerdesiniz hanımlar beyler. Yazının devamında çapkınlığın kimyası, hatta engellenip engelleyemeyeceğinizi bulacaksınız. Keyifli okumalar!

1Hikayesine Bir Bakın


Çapkınlık ve hikayesi neredeyse altı bin yıl kadar öncesine, Bronz çağında yaşamış Uruk Kralı Gılgamış’a dayanır. Efsaneye bakılacak olursa Gılgamış, genç, yaşlı, evli, bekâr, demeksizin bütün kadınları ayartırmış. Daha da mühimi, Gılgamış çapkınlık yaptığı anlarda, kendine hâkim olamadığını hep söylermiş. Asırlar evvelsinde kendini gösteren “çapkınlık dürtüsü”, bir “doyumsuzluk” şekli olarak karşımıza çıkmaktadır. Sevilen ve istenen kişinin varlığının doygunluk sağlamasının tersi şekilde, kadın ya da erkeğin ilgilendiği şahsın hemen ardı sıra, yeni arayışlara girişmesinde “doyumsuzluk” yani “çapkınlık” söz konusu olur. “Çapkınlık”, bireyin kendi benlik hissini yüceltmek adına kullandığı en mühim araçların başındadır. Anlayacağınız, çapkınların sorunu tamamen kendi benlik duygularıyla alakalı olduğundan aslen bir beyin hastalığı olarak algılanıyor.

2Sosyal Çevreyle İlgili Değil


Binlerce sene evvel yaşanmış hikâyelere ve de günümüz ikili ilişkilerine göz gezdirirsek, kadın ya da erkek bütün bireylerin evlilik kararlarının, tek eşliliği veyahut aldatmayı seçmelerinin aslında yatan nedenin sosyal geleneklerimiz olmadığı gayet net bir şekilde görülebiliyor. Bundan anlayacağımız, insanların karşı cins seçimleri ve bu seçime olan bağlılıkları, karar verme merkezimiz görevinde olan beyin ve içimizdeki duyguları etkileyen hormonlarla ilgili. Düşünme, irade, yargılama, istek, arzu tarzında pek çok dürtü ve duyguyu tetikleyen, dizginleyen ve davranış kalıplarını belirleyen beyin merkezleri vardır. Beynin kimi bazı merkezlerinde yer alan fenilatilamin, adrenalin, vazopressin, serotonin, noradrenalin, dopamin, östrojen, oksitosin, progesteron, testesteron tarzında çok özel hormonların güdüsel davranışları (mesela annelik ve babalık gibi) tetiklediği şekilde ödül beklentisi içerisinde yapılan keşifleri, bağımlılık yaratan zevk verici madde veya bazı cinsel dürtüleri etkilediği bilinen bir gerçek.

3Olay Reseptörler Desek


Buradan da anlayacağımız üzere salgılanan kimi bazı hormonlar bağımlılık ve güçlü istek yaratırken, bazı beyin merkezleri de baştan çıkarıcı durumlara karşı uyaran hormonların salgılanmasını yükseltebiliyor ve baştan çıkarıcı olaylara dair daha kolay ve keskin bir biçimde odaklanılmasını basitleştiriyor. Buna ek olarak da bazı beyin bölgelerinin ve yine beyin reseptörlerinin normal bir şekilde çalışmıyor olması hem erkek hem de kadınlarda sadakatsizlik, çapkınlık ve aldatma faaliyetlerini yükseltiyor. Yani arkadaşlar dengesiz çalışan bir beyin şahsın kişisel hayatını etkileyeceği gibi, aslında sosyal çevresini ve özellikle ikili ilişkilerini de olumsuz şekilde yönlendiriyor.

4Asıl Soru, Engellenebilir Mi Hocam?


Şiddetli istek ve Bağımlılık yaratan hormonların vücutta ve beyinde artış göstermesinin önüne geçilebilmesi adına cinsel davranışlara destekleyici ve doğru cevaplar verilmesi ve ödüllendirilmesi lazım. Aksi halde, çapkınlığı arttıran ve sadık olmayı önleyen kimyasallar beyinde artmaya eğilim gösteriyor ve şahsı yeni fırsatlar aramaya yönlendiriyor. Başka bir ifadeyle, karşı cinsin cinsel dürtülerini reddetmek aldatılma, aldatma, çapkınlık ve sadakatsizlik şeklinde davranış şekillerini gerçekleştirmeye iten hormonları yükselteceğinden, kişinin dikkatinin yön değiştirmesine ve ikili ilişkilerdeki bağlarının yıpranmasına sebep olabiliyor. Unutulmamalıdır, davranışları yönetmekle yükümlü insan beyni her şeye kolaylıkla uyum sağlayabilme yetisine sahiptir.

Yorum Yap